Nükleer bomba atılmış gibi: Burası Mars değil Türkiye

 Nükleer bomba atılmış gibi: Burası Mars değil Türkiye

Muğla’nın Milas ilçesi İkizköy mevkiinde AKP iktidarının desteğiyle 4 yıl önce iki köyü kamulaştıran Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ ile vatandaşların hukuk kavgası sürüyor. Kilometrelerce yeşil alanın katledilmesinin ardından başka bir alana yerleştirilen köylülere buradan da çıkmaları için tebligat yapıldı.

Köylüler, Muğla genelinde kendilerine destek veren çevreciler önünde basın açıklaması yaparak hukuksal savaşlarının devam edeceğini belirtti. Açıklamada yeşilden karalara bürünen alan nükleer bomba atılmış bir bölgeye benzetilerek, “Burası Mars değil Türkiye” ifadeleri kullanıldı.

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Bölgede 4 yıl önce ilk olarak derenin kurutulup ağaçlarının kesilmesinin ardından, İkizköy’deki cami, kilise ve evler yıkılmış, arkeolojik alan yerle bir edilmişti. İkizköy tarihten silindikten sonra bölge yaşayanları Akbelen Ormanı’nı vermemek için yaklaşık 2 yıldır her gün nöbet tutuyor. Köylülerin TBMM koridorlarına kadar taşınan doğa mücadelesi yurt genelinden de büyük destek görüyor. Son olarak daha önce yerleştirildikleri yerden de çıkmalarının istendiğini belirten vatandaşlar yaptıkları basın açıklamasında sıkıntılarını dile getirdi.

“DAVA ÜSTÜNE DAVA AÇILIYOR”

İkizköy’de evi yıkılanlardan 55 yaşındaki köylü kadını Aytaç Yakar, “Hayatımızı yok ettiler. Evimizden, toprağımızdan, havamızdan, suyumuzdan, vatanımızdan olduk. Bizi yakın bir bölgeye taşıdılar. Şimdi buradan da çıkın diye ihtarname geldi. Ben gerekirse burada kendimi imha ederim, asla ve asla ben yerimi vermeyeceğim. Ölene kadar, kara toprağa girene kadar buradayım. Çünkü yerinden kalkan taş yosun tutmuyor, bunu öğrendim. Davaysa dava, hukuksa hukuk, yasaysa yasa” dedi.

“YAŞAM HAKKIMIZ ELİMİZDEN ALINIYOR”

Akbelen Ormanı’nda 24 saat nöbet tutan diğer İkizköylüler de Limak şirketinin kendilerine yaşam hakkı tanımadığını, eğer durdurulmazsa bu bölgede hayatın sona ereceğini belirttiler.
Köylülerden Nejla Işık da, “Kömür şirketi yasa, hukuk tanımıyor. Kutsal mekanları, tarihi eserleri, zeytini, doğayı yıkıp geçiyor. Şimdi de 740 dönümlük Akbelen ormanını maden sahasına çevirmeye çalışıyor. Buna dur diyecek yok mu?” diye konuştu.

Yorum Yap